PİR-İ LEZZET – SAYGIN ERSİN

yazar:

kategori:

🥄 Saygın Ersin’in Pir-i Lezzet romanı, gastronomi, tarihi kurgu ve mistisizmi harmanlayan, tadı damakta kalan türden bir başyapıt. 17 dile çevrilerek dünya çapında ilgi gören bu eser, bir aşk hikayesinden çok daha fazlası: “Lezzet ağızda başlar, ama zihinde biter” diyen bir felsefenin romanı .

📚 Okurken yer yer acıktığım , Osmanlı mutfağının zenginliğini, kendi içindeki mertebeleri, kaideleriyle daha önce adını duymadığım yeni yemek isimlerini, baharatların, lezzetlerin önemini öğrendiğim bu kitabı mutlaka okumalısınız !

✍️ 1. Eserin Künyesi ve Yazarı

· Yazar: Saygın Ersin (1975 Manisa doğumlu, ODTÜ Sosyoloji mezunu) .
· Yayınevi: April Yayıncılık .
· Sayfa Sayısı: 320-341 sayfa .
· Tür: Tarihi Kurgu, Gastronomi Romanı, Fantastik .

📖 2. Konusu: Aşk, İntikam ve Lezzet Fısıltıları

Romanın kahramanı Aşçıbaşı, doğaüstü bir tat ve koku alma duyusuna sahiptir. Yaptığı yemeklerle insanların duygularını ve zihinlerini etkileyebilme gücü onu efsanevi bir “Pir” (usta) yapar . Hikaye, onun çocukluktan itibaren yaşadığı zorlukları, aşkını, bu aşk uğruna hesaplaşmasını ve Zümrützade Konağı’ndan başlayıp Topkapı Sarayı’nın en gizli mutfaklarına, oradan da İskenderiye’ye uzanan yolculuğunu anlatır .

♥️ Yazar Saygın Ersin, kitabın ilham kaynağını Italo Calvino’nun bir öyküsündeki iki âşığın yemek aracılığıyla haberleşmesi fikrine dayandırır .

Kitabın temel sorusu: “Yemek nasıl bir iletişim şekli olur?” . Yemekler aşkı, hasreti, kini ve niyeti dile getiren bir dil haline gelir.

Romanda sıkça vurgulanan bir felsefe vardır: “Bir insan bir yemekten neden nefret eder ya da onu çok sever? Çünkü o yemekle ilgili mutlaka bir hatırası vardır”

Aşçıbaşı, yemekleri hazırlarken burçları, mizaçları (hava, su, ateş, toprak) ve dönemin tıp anlayışını gözetir. Bu sayede yemek sadece karın doyurmak için değil, şifa ya da etki yaratmak için bir araçtır .

· Üslup ve Dil: Osmanlıca kelimelere boğulmayan, akıcı ve modern bir Türkçe kullanılmıştır. Anlatım o kadar canlıdır ki, okurken baharat kokularını duyabilir, çorbanın kıvamını hissedebilirsiniz .


· Kurgu: Roman, geçmiş ve şimdiki zaman arasında ustaca gidip gelir. Binbir Gece Masalları’nı aratmayan, Bağdat, İskenderiye gibi egzotik diyarlara uzanan bir yolculuk sunar .


· Araştırma Derinliği: Saygın Ersin, kitabı yazmadan önce yaklaşık 1.5 yıl sadece araştırma yapmış, Osmanlı saray teşkilatı,kaideler, mutfak kültürü ve dönemin yaşam koşulları üzerine bir doktora tezi titizliğinde çalışmıştır .

Saray’da kimin kaç çeşit yemek yiyeceği kaidelere bağlıydı. Her öğünde en alt tabakaya, yani cariyelere, hademelere ve acemi içoğlanlarına iki, ağalara dört, paşalara altı, gözdelere sekiz, hasekilere on altı, valide sultan ve şehzedelere on sekiz, nihayet Hünkâra yirmi dört ila otuz iki çeşit yemek çıktığını, mutfakta çalışan en acemi çırak bile bilirdi.

📜 Tarihi bilgilerin zenginliği daha fazla bilgi için araştırmaya yöneltiyor
🍮 İştah açıcı, beş duyuya hitap eden betimlemeler .
🏃‍♀️ Sürükleyici ve heyecanı yüksek bir kurgu .
👨‍🍳 Aşçılık mesleğine ve mutfak hiyerarşisine dair benzersiz detaylar .


” İsmini duymayı özlemektir yalnızlık! “

🎬 6. Uyarlama Bilgisi

Kitabın sinema veya dizi uyarlaması gündeme gelmiştir. 2020 yılında GAIN ve TIMS Productions ortaklığıyla dizi projesi duyurulmuş olsa da, güncel bir yayın bilgisi bulunmamaktadır .

🎯 Özetle: Okumalı mısınız?

Pir-i Lezzet, “Tarih, aşk, entrika ve yemek birleşince ne olur?” Sorusunun en lezzetli cevabıdır.

Bir masa üzerinde, üstünde bir fincan kahve ve 'Pir-i Lezzet' adlı kitabın yer aldığı ahşap bir yüzey.


Yorumlar

Bir Cevap Yazın

KİTAPLARDA YAŞAM sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin