
BİR KİMYA MESELESİ – BONNİE GARMUS

Bu kitap çok övgü almıştı ve merak ediyordum.Okunacaklar listemdeydi.Sırası geldi ve en yoğun dönemimde 416 sayfayı beklediğimden hızlı okuyup bitirdim.Yazarın anlatımı o kadar güzeldi ki Elizabeth Zott’ı sanki tanıyormuşum gibi hissettim.Bir nevi tanıyordum.Başta kendim olmak üzere,çevremdeki tüm güçlü kadınlar adına belki de bu yoğun duyguları hissetmiştim.
BİR KİMYA MESELESİ NEYİ ANLATIYOR ?
1960’lı yıllarda kadınların cesaret edemediği bir çok şeyi deneyimlemiş olan Elizabet Zott karakteri kimyaya olan tutkusundan hiçbir zaman vazgeçmiyor.Davranışlarıyla,güçlü duruşu,hayata direnişi,toplumsal dayatmalara karşı gelerek tüm hayatı boyunca bir mücadele veriyor.Kimyager mesleğini yaparken uğradığı her türlü hakaret,kötü davranış,haksızlık,kendi çalışmalarının çalınması,işinden olmasına rağmen pes etmiyor.Sevdiği adamı kaybedip,kızını tek başına büyütmeye çalışmasının zorluğuna rağmen zekası ve mücadeleci ruhuyla kendine hayran bıraktırıyor. Kadınların ev kadını rolü dışında,hayal ettiği mesleği yapabileceğini,zekalarıyla her zorluğun üstesinden gelebileceğini,yeteneklerinin küçümsenmemesi gerektiğini,toplumda erkekler gibi çalışılabileceğini göstererek örnek olmuştur.
Sıra dışı davranışları,dini konularda ki bakış açısı,fikirlerini net olarak ifade edişi zaman zaman bazı kesimler tarafından hoş karşılanmamıştır.Gene de inandığı değerlerden vazgeçmeyip her olumsuzluğa rağmen yoluna devam etmiştir.
Okunması gereken derinlikli bir kitap.Sadece bilim,varoluşçuluk değil insan yaşamı,aile kavramı,tramvalar,geçmişin izleri,içsel yolculuklarımızı da çok farklı yönlerden anlatıyor.#birkimyameselesi #mutlakaokunmalı
#tavsiyekitap #yaşammücadelesi #aile #kökler #kimya #tutku #aşk #kadınolmak #zeka #yetenek
ON DAKİKA OTUZ SEKİZ SANİYE – ELİF ŞAFAK
Elif Şafak’ın “On Dakika Otuz Sekiz Saniye” adlı romanı,”Blackwell Yılın Kitabı “Ödülü’nü aldı.Ayrıca roman ” The Times” tarafından önerilen 50 romandan biri oldu.”The Ekonomist”in “Yılın En İyi Kitapları “Listesi’ne girdi.Edebiyat dünyasında derin izler bırakarak ödüller alan bu roman bize,çok katmanlı ve dokunaklı bir hikaye sunuyor.
İşte size kitap hakkında detaylı içerik ve yorumdan bahsedeyim :
Konu Özeti:
Roman, 2016 yılında İstanbul’da geçen ve gerçek bir olaydan esinlenen bir hikayeyi merkezine alıyor. Baş karakter Leyla,doğup büyüdüğü yerden,ailesinin baskıları sonucu kaçıp,İstanbul’a gelerek hayatın zorluklarıyla mücadele eden genç bir kadındır. Leyla’nın öldürülmesiyle başlayan olaylar, onun cesedinin ölümünden sonraki “On Dakika Otuz Sekiz Saniye” boyunca beyninin çalışmaya devam ettiği bilimsel bir gerçekten yola çıkarak kurgulanıyor. Bu süre boyunca Leyla’nın geçmişine,çocukluğuna,tramvalarına,sevdiklerine ve İstanbul’un karanlık sokaklarına yolculuk yapıyoruz.
Temalar :
1. Toplumsal Adaletsizlik ve Ötekileştirme: Leyla’nın hayatı, toplumun “öteki” olarak gördüğü kesimlerin maruz kaldığı ayrımcılığı ve şiddeti gözler önüne seriyor.Hayat kadınlığı,yoksulluk,sevgisizlik,cinsel istismar gibi sert gerçekler, Şafak’ın cesur anlatımıyla ele alınıyor.
2. Kadın Olmak ve Beden Politikası: Roman, kadın bedeni üzerindeki tahakkümü, din, gelenek ve erkek şiddeti ekseninde sorguluyor.
3. İstanbul’un İki Yüzü: Elif Şafak,İstanbul’u hem bir umut şehri hem de yalnızlığın ve şiddetin kol gezdiği bir mekan olarak resmediyor.Roman,kentin görkemli tarihiyle, arka sokaklarındaki sefaleti bir arada sunuyor.Okurken adeta gözünüzde canlanıyor.
4. Zaman ve Bellek: Leyla’nın son anlarında geçmişe dönüşler, hafızanın insan hayatındaki önemini vurguluyor.Ölüm anındaki bilinç, felsefi bir sorgulamaya kapı aralıyor.
“Ölüm nedir? Gerçekten son anımızda tüm hayatımız gözümüzün önünden geçer mi?”
Karakterler :
Leyla : Romanın kalbinde yer alan,arkadaşları tarafından Tekila Leyla olarak anılır.Masumiyeti ve trajedisiyle okuyucuyu sarsan bir karakter.
D/Ali (Leyla’nın Devrimci Aşkı): Leyla’yı görünce aşık olan,sevgisiyle hayatın acımasızlığına karşı koruyup,kollayan tek aşkı.
Nalan : Leyla’nın beş kadim dostundan biri.Toplum dışına itilmiş trans bir bireyin direnişini temsil ediyor.Çok güçlü ve vefakar.
Zeynep122 : Leyla’nın beş kadim dostundan biri.Kuzey Lübnan’nın köyünde doğup İstanbul’a bir umutla çalışmaya gelmiştir.
Cemile : Leyla’nın beş kadim dostundan biri.Somali’de Müslüman bir baba ve Hristiyan annenin kızıdır. Annesi öldükten sonra sıkıntılı günler yaşamış ve iş bulmak için İstanbul’a göç etmiştir.
Sabotaj Sinan : Leyla’nın Van’dan çocukluk arkadaşı ve ileride beş kadim dostundan biri olacak.Sinan hep Leylaya aşıktı ama bunu hiçbir zaman itiraf edemeyecekti.
Hümeyra : Mardin’de doğup büyüyen on beş yaşında ailesinin zoruyla evlendirilen bir kadın.Gördüğü muamele,şiddet sabrını tüketince İstanbul’a kaçarak şarkıcılık yapmakta buldu çareyi.Leyla’nın beş kadim dostundan biriydi.
Üslup ve Anlatım :
Elif Şafak, şiirsel ve akıcı diliyle okuyucuyu içine çekiyor.Zamanda geri dönüşler ve çoklu anlatıcı tekniği, hikayeye derinlik katıyor.Politik ve sosyal eleştiriler, incelikli metaforlarla harmanlanıyor.
Yorum :
Kitap, Türkiye’nin toplumsal çelişkilerini cesurca ele almasıyla büyük beğeni topladı.Elif Şafak’ın insan hikayelerini evrensel temalarla buluşturma becerisi takdir edildi.
Sonuç :
“On Dakika Otuz Sekiz Saniye”, sadece bir cinayet hikayesi değildir.Aynı zamanda bir şehrin, bir kadının ve toplumun karanlık dehlizlerine yolculuğu anlatır.
Elif Şafak, bu romanıyla okuyucuyu “Öteki kimdir? Gerçekten tanıyor muyuz?”* sorusuyla baş başa bırakıyor.
Okuyucuya Not :
Eğer toplumsal eleştiri, insan psikolojisi ve şiirsel anlatım seven biriyseniz, bu kitap sizi derinden etkileyecektir. Ancak, sert ve duygusal açıdan yüklü sahnelere hazırlıklı olun.Hüzünleneceğiniz çokça bölüm bulunuyor.
#elifşafak #ondakikaotuzsekizsaniye #roman #mutlakaokunmalı #tavsiyekitap #aşk #aile #tramva #istanbul

Kanatların Ardında ” Mona ve Poouli ” – Okan Çelik
“Kanatların Ardında – Mona ve Poouli” eserini, kitabın kapağı, görsellerine bakınca başta çocuk kitabı olarak düşünüp kendime ön yargılı davrandım. Okan Çelik ‘in benimle iletişime geçip kitabı göndermesinin ardından hemen okuma fırsatı bulamamıştım. Okuyup yorum yapmam için gönderilen ,emek verilmiş bu güzel kitabı okumaya başladım. Okudukça ön yargımdan utandım diyebilirim 🙈
👏 Ayrıca Okan Çelik ‘ in bu kitabın tüm telif gelirlerini Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ ne bağışlıyor olması benim için çok anlamlıydı.
“Kanatların Ardında – Mona ve Poouli” İki kuşun gözünden insanlık ve doğaya dair derin sorgulamalar sunan alegorik bir yol hikayesidir. Detaylı analiz ve yorumumu sizinle paylaşıyorum
📚 Eser ve İçerik Analizi
📖 Temel Bilgiler ve Konu : “Kanatların Ardında– Mona ve Poouli”, Okan Çelik’in 17 Haziran 2025’te İnkılap Genç etiketiyle yayımlanan ve 12 yaş üstü okurlara hitap eden bir kitabıdır. Eser, Mona ve onu korumakla görevli yaşlı kuş Poouli karakterlerinin, tüm kuşların dileklerinin kabul edildiği efsanevi kuş cenneti Ora’ya yaptıkları göç yolculuğunu anlatır. Karakterlerin yol boyunca insanları farklı pencerelerden gözlemlemesi, hikayenin temel çatışmasını oluşturur.
👁️ Bakış Açısı ve Temel Çatışma
Mona’nın Bakış Açısı: Mona, insanlara karşı hayranlık ve iyimserlik duyar. İnsanların yaptıklarını anlamaya ve onlar gibi olmayı hayal etmeye çalışan bir karakterdir.
Poouli’nin Bakış Açısı: Poouli, insanların tehlikeli yönlerine dair tecrübeli ve uyarıcıdır. İnsanların doğaya ve birbirlerine nasıl sınırlar çizdiğini eleştirir. Kitaptaki bir diyalogda Poouli, “İnsanlar doğduğunda boyunlarına görünmeyen ve asla çıkarılamayan bir etiket takılır. Üstünde din, ırk gibi bilgiler yazar… Birbirlerini bu etiketlerle yorumlar ve sınırları etiketlere göre çizerler” diyerek insanlığın yapay ayrımlarını sorgular.
🎭 Karakter Gelişimi ve Yolculuğun Anlamı :
İki kuş arasındaki bakış açısı farkı,hikayeyi bir keşif serüvenine dönüştürür. Yolculuk, sadece fiziksel bir göç değil, aynı zamanda bir olgunlaşma ve anlama sürecidir. Mona’nın önyargısız merakı ile Poouli’nin deneyimli eleştirisi birleşerek okura insanlık ve doğa ilişkisine dair bütünsel bir bakış sunar.
✍️ Yazarın Edebi Yaklaşımı ve Temalar :
Okan Çelik, bu eserinde zengin bir edebi anlatımla insan-doğa ilişkisini felsefi boyutta ele alır.
🌍 İnsan ve Doğa İlişkisi :
Kitap,insanın doğa ile kurduğu sorunlu ilişkiyi kuş bakışı perspektifle eleştirir. Poouli karakteri aracılığıyla, insanların toprağı, suyu ve havayı bölme eğilimleri ve bunun yarattığı yapay sınırlar sorgulanır. Bu eleştiri, modern toplumun doğayla uyum yerine hükmetme arzusunun sonuçlarını tartışmaya açar.
🕊️ Alegorik Anlatım ve Sembolizm- Ora: Bir “kuş cenneti” olarak tasvir edilen Ora, sadece fiziksel bir varış noktası değil, aynı zamanda bir arayış, özlem ve umut sembolüdür.
✨️ Mona’nın Gizli Dileği:
Hikayenin temel sürprizlerinden biri, Mona’nın Ora’ya vardığında ömrünü uzatmak yerine başka bir dilek dilemeyi planlamasıdır. Bu, bireysel çıkar yerine daha yüksek bir değer uğruna fedakarlık temasını işler.
🎨 Edebi Tür ve Üslup:
Eser,masal, felsefi anlatı ve yol hikayesi türlerini birleştiren karma bir yapıya sahiptir. Yazar, kuşların gözünden insanı anlatarak hem yabancılaştırma tekniğini kullanmış hem de doğa ile insan arasındaki ayrılmaz bütünlüğü vurgulamıştır.
📖 Yazar Hakkında ve Sosyal Sorumluluk
🧑💻 Okan Çelik’in Edebi Yolculuğu :
Okan Çelik,1992 doğumlu, Kapadokya bölgesinde büyümüş bir makine mühendisidir. Üniversite yıllarında tiyatro ve senaryo yazımıyla ilgilenmiş, çeşitli tiyatro topluluklarında amatör oyunculuk yapmış ve müzik gruplarında yer almıştır. 2021’de Almanya’ya taşınarak kariyerine burada devam eden Çelik, “Poouli” sanatçı adıyla enstrümantal eserler de bestelemiştir. Bu sanatsal geçmiş, kitabındaki müzikal ve görsel betimlemelerde kendini hissettirir.
❤️ Anlamlı Sosyal Sorumluluk :
Çelik,bu kitabın telif gelirlerinin tamamını Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) burs fonuna bağışlayarak önemli bir sosyal sorumluluk projesine imza atmıştır. Yazarın daha önce bu dernekte gönüllü olarak çocuklara gitar dersi vermiş olması, bu bağışın anlamını daha da derinleştirmektedir.
💎 Sonuç “Kanatların Ardında – Mona ve Poouli”, okura sadece iki kuşun macerasını sunmakla kalmaz, aynı zamanda insanlık durumuna dair derin bir ayna tutar. Okan Çelik’in ilk edebi eseri olmasına rağmen, olgun bir anlatımla kaleme aldığı bu kitap, özellikle genç okurları insan, doğa ve toplum ilişkileri üzerine düşünmeye davet eden önemli bir yapıttır.
İçeriğindeki mesajlar okudukça düşündürücüdür ve okunması için tavsiye ederim. İşaretlediğim bölümlerden alıntılarla sonlandırmak istiyorum.
✨️ Kitaptan Alıntılar ✨️
” Ben insan olmayı dileceyeceğim Poouli ! “
” İnsanlar neden boylarından büyük evlerde yaşar Poouli ? “
” Önce sahip,sonra köle olurlar. Hep daha büyük evler isterler, daha çok eşya sığdırabilmek için. O yüzden bu evlerin birçoğu yuva olmayı beceremez.”
” İnsanlar sadece temel ihtiyaçları için para kazanmaktan yıllar önce vazgeçti. Artık daha fazlasını düşlemeden duramıyorlar ! Hep daha çok kazanmak zorundalar.Pahalı bir şeyi zorlanmadan satın alabiliyor olmak insanları tarifsiz şekilde tatmin eder.”
” Bence insanın duyarsızlığı doğasında geliyor. Kırık bir diş,kırık bir kalpten daha fazla sızlar çünkü…”
” Her gece nerede uyuyacağımızı bildiğimiz bir bir hayat düşünemiyorum Poouli! Sanırım insanların en büyük eksiği bu…Kanatları yok !”
” Bu gerçek mi efendim ? Yoksa masal mı ? “
” Bu masal gibi bir gerçek Poouli…”
#mutlakaokunmalı #tavsiyekitap #kitapönerisi #okançelik #kanatlarınardındamonavepoouli #mona #poouli #doğa #kuş #insanolmak #kuşgözünden #kuşperspektifi #gençyetişkin #12yaşüstü #dostluk #arkadaşlık #masal #felsefianlatım #alegorikanlatım

AYLARDAN KASIM GÜNLERDEN PERŞEMBE – AYŞE KULİN
Ayşe Kulin’in son kitabı “Aylardan Kasım Günlerden Perşembe” romanı ilk çıktığında alıp, heyecanla okudum.Türk edebiyatının sevilen yazarının kaleminden, Mustafa Kemal Atatürk’ün insani yönlerine odaklanan dokunaklı bir kurmacayı biz okurlarla buluşturduğunu görüyoruz.
📚 Kitap Hakkında Temel Bilgiler
Yayıncı : Everest Yayınları
Yayın Tarihi : Ekim 2025
Sayfa Sayısı : 176 sayfa
Tür : Tarihi Kurmaca / Roman
Kapak Tasarımı Hamdi Akçay
✨ İçerik ve Temalar
Ayşe Kulin bu eserinde, alışılagelmiş bir biyografi veya tarih anlatısının çok ötesine geçiyor. Kitap, Atatürk’ü bir “insan” olarak merkezine alıyor . Okuru, yazarın kendi dünyasında yaşattığı ve yüreğinin derinliklerinde sakladığı Atatürk sevgisiyle samimi bir yolculuğa çıkarıyor .
Odak Noktası
Roman, Atatürk’ün zaferleri veya devlet adamlığından ziyade, onun “kalabalıklar içindeki görkemli yalnızlığı’na, kişisel ilişkilerine, aile bağlarına ve iç dünyasına odaklanır .
Yazarın Amacı
Ayşe Kulin, kendi ifadesiyle, okuru “İyi Asker ve Kurucu Devlet Adamı Atatürk’ün değil, çocuk Mustafa’nın, delikanlı Mustafa Kemal’in, dost, âşık, evli, boşanmış ve en sonunda hasta ama her dem yalnız bir adamın iç dünyasına” götürmek istediğini belirtiyor. Burada anlatılanlar da Atatürk hakkında kısıtlı bildiğimiz gençlik , aile yaşantısıyla ilgili bize ışık tutuyor.
Kaynak ve Üslup
Kitap, Atatürk hakkında yazılmış pek çok (20 kitap ) eserin incelenmesiyle edinilen birikimin, yazarın kendi derin Atatürk sevgisiyle harmanlanmasıyla oluşturulmuş, duygu yüklü bir dille kaleme alınmıştır .
Okurlara göre yorumlara baktığımızda olumlu ve olumsuz değerlendirenler var.
Olumlu Görüşler: Birçok okur, kitabın akıcı dili ve Atatürk’ün hayatını sade bir dille anlatması nedeniyle beğendiğini, özellikle her Türk’ün okuması gereken bir eser olarak gördüğünü ifade ediyor . Bazı okurlar kitabın içeriğini “mükemmel” olarak nitelendirmiştir .
Eleştiriler: Bazı okurlar ise kitabın beklentilerini tam olarak karşılamadığını düşünüyor. Bu görüştekiler, kitabın daha ayrıntılı ve derinlemesine olmasını beklediklerini, anlatımda tekrarlara yer verildiğini ve konunun 150 sayfa civarında hızlıca aktarıldığını belirterek hayal kırıklığına uğradıklarını dile getiriyor .
💡 Değerlendirme ve Okuma Önerileri
“Aylardan Kasım Günlerden Perşembe”, Atatürk’ü tarihsel bir figür olmanın ötesinde, duyguları, yalnızlıkları ve insani zaafları olan bir birey olarak anlamak isteyenler için değerli bir roman. Ayşe Kulin’in duygu yüklü ve samimi anlatımı, okura Atatürk’ü “hiç olmadığı kadar yakından hissetme” vaadini taşıyor .Ancak, detaylı bir tarihî biyografi veya akademik inceleme arayan okurların beklentilerini karşılamayabilir.
Roman, daha ziyade, tarihî bir kişiliğe edebi ve duygusal bir bakış açısı arayan, Kulin’in içten üslubunu seven ve Atatürk’ün insani yönlerini keşfetmek isteyenler için ideal bir seçim. Ben keyifle okudum. Tavsiye ederim 📖
Zaten neyi çok istemişsem sahip oldum da elimde uzun kalmadılar, kayıp gittiler
Hayatım boyunca onlarca kadın tanıdım, kimiyle gönül eğlendirdim,kimine acıdım,kimiyle mektuplaştım,kısa bir evlilik yaptım ama sadece Dimitrina’ya sırılsıklam aşık olmuştum.
Çocuk sevgisi yüzünden ikisi erkek,altısı kız sekiz manevi çocucuğum oldu benim
Sabiha, Afet, Rukiye, Nebile, Zehra, Ülkü, Abdurrahim ve Mustafa
Çok çocuklu bir baba…
Ne demiştim ben, “Yurtta sulh cihanda sulh ! “Ben sözümden dönmedim Hatay’ı kazanacaksak, oylamayla kazanacağız, tıpkı seçim yapar gibi !

#tavsiyekitap #aylardankasımgünlerdenperşembe #mustafakemalatatürk #mustafakemal #ayşekulin #tavsiyekitap #mutlakaokunmalı
